Firmamız;

İçinde bulunduğu projelerin taahhüt faaliyetlerini yürütürken çalışanlarını, müşterilerini, tedarikçilerini, ziyaretçilerini ve faaliyetlerinden etkilenebilecek diğer insanları, önleyici yaklaşımlarla muhtemel tehlike ve iş kazalarından korumayı, kendi ve diğer şahısların mal ve mülkiyetlerine zarar vermekten kaçınmayı ve çevre kirliliğini önleyecek çok yönlü çaba göstermeyi amaç edinmiştir.

Bu amaca ulaşmak için aşağıdaki ilkelerin hayata geçirilmesini sağlamaktadır;

Şirket çalışanlarına sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak, 

Faaliyetlerin yürütülmesinde iş kanunu ve ilgili yasal mevzuatlar doğrultusunda önleyici ve koruyucu tedbirleri almak,

Her seviyede programlı eğitimler ve periyodik denetimler ile çalışanların bilinç düzeyini yükseltmek,

Doğal kaynakları ve her türlü enerji kaynağını en verimli ve ekonomik şekilde kullanmak,

Doğabilecek muhtemel riskleri değerlendirerek gerekli tedbirleri almak/ riskleri ortadan kaldırmak/ azaltmak için sürekli iyileştirmeler yapmak,

Şirketimiz bünyesindeki tüm çalışmalarımızı "Sıfır İş Kazası" temel prensibine göre yürütmek.

Hammaddelerin veya yarı işlenmiş maddelerin kullanıma hazır hale getirilmesine sanayi denir. Sanayi ülkelerin gelişmesinde önemli bir aşamadır. Çünkü gelişmiş ülkeler zenginliklerinin önemli bir kısmını sanayileşme ile sağlamışlardır. Sanayi 18. yüzyılın İkinci yarısından önce İngiltere’de daha sonra Batı Avrupa ülkeleri ve ABD’de gelişmiştir. Sanayinin gelişmesiyle el emeğinin yerini seri üretim yapan makineler almış, kısa zamanda mal üretilmiştir. Üretilen bu malların pazarlanması yeni bir zenginleşme süreci başlatmıştır. Günümüzde sanayi, ülkelerin ekonomisini yönlendiren başlıca sektör haline gelmiştir. Sanayi ülkelerinin doğal kaynaklarının değerlendirilmesi, çok sayıda insana iş imkanı sağlaması, üretim kapalı mekanlarda yapıldığı için iklim şartlarından etkilenmemesi, üretilen ürünlerin uzun ömürlü olması ve pazarlamaya yönelik olması nedeniyle önemli imkanlar sunmaktadır. Bir yerde sanayi tesislerinin kurulup gelişmesi çeşitli koşullara bağlıdır. Bunların başlıcaları şunlardır:

1. Sermaye Sanayi tesislerinin yapımı, makine ve teçhizat alımı, işlenecek hammaddenin alımı ve işçilere ücretlerin ödenmesi gibi bir çok alanda sermayeye ihtiyaç duyulmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında özel sektörün büyük sanayi tesislerini kuracak sermayesi olmadığı için bir çok tesis devlet tarafından kurulmuştur. Günümüzde ise özel sektör, sanayinin hemen her alanında önemli bir paya sahiptir. Ayrıca yabancı sermaye sahipleri de ülkemizde sanayinin bir çok alanına para yatırmışlardır.

2. Enerji Hammaddenin işlenmesi için gereklidir. Ülkemiz petrol, doğalgaz gibi bazı enerji kaynaklarını ithalat yoluyla sağladığından önemli miktarda döviz çıktısına neden olmakta, bu durum sanayileşme hızını azaltmaktadır. Linyit yataklarımız zengin olmakla birlikte kalori değeri düşük olduğundan daha çok termik santrallerde kullanılır. Sanayide kullandığımız en önemli kaynak elektrik enerjisidir. Ülkemiz hidroelektrik enerji potansiyeli yüksek bir ülkedir. Ancak şu an için bu kaynağın iyi bir şekilde değerlendirildiği söylenemez. Enerji tüketiminin fazla olması sanayinin gelişmiş olduğunun göstergesidir.

3. Hammadde Sanayinin temel kuruluş şartı olan hammadde bakımından, ülkemiz büyük avantajlara sahiptir. Hammaddeler veya onlardan işlenmiş maddelerin fazlası ihraç edilerek, yurdumuza döviz kazandırılmaktadır. Hammaddeleri tarımsal, hayvansal ve madensel hammaddeler diye gruplandırılabilir. Hammadde kaynakları ile sanayi tesislerinin birbirine yakın olması verimlilik açısından önemlidir. Aşağıdaki bazı örnekler bunu göstermektedir. – Linyit yataklarının olduğu Yatağan, Soma ve Elbistan’da termik santral kurulması – Ormanlara bağlı olarak Batı Karadeniz’de kereste sanayinin gelişmesi – Ayçiçeğine bağlı olarak Marmara’da yağ sanayinin gelişmesi Ancak, herhangi bir ülkede, çeşitli sanayi kollarının kurulup gelişmesi, hammaddenin tamamının ülkede bulunmasını gerektirmez. Hammadde yetersiz olsa da madenlere dayanan sanayi dallarını mutlaka kurmak gerekir. Çünkü sanayi mallarının sağlayacağı kazanç, hammaddelere ödenen giderlere göre çok yüksektir. Bugün, sanayileşmiş ülkelerden çok azı (Avustralya, Kanada ve Rusya gibi) hammaddenin çoğunu kendi ülkelerinden sağlamaktadırlar. Örneğin, Japonya, Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika ve daha bir çok sanayileşmiş ülke ham madde ihtiyaçlarının büyük çoğunluğunu, başka ülkelerden karşılar.